kilo almış , yanakları dolgunlaşmış , çökük avurtlarındansa eser kalmamıştı.başka bir adam olmuştu adeta zaman geçtikçe ancak ne olursa olsun , ne kadar değişirse değişsin gözleri kendini ele veriyordu.
öyle ya gözler değil miydi kalbin aynası , şarkısı bile vardı vakti zamanında yazılan.
yorgunluğunu , esaretini , acılarını bir çırpıda ele veriyordu gözleri ya hani bakmasını da bilmek gerekti.
çoğumuz aslında bilemiyoruz bakmanın ne denli önemli olduğunu.
bakarken de kör olunabileceğini belki yeni yeni öğrenirken belki bir çoğumuz hala derin uykusunda.
tanıyanlar , bilenler gözlerinin içine baktıklarında ne durumda olduğunu anlayabiliyorlar ; kimisi anlayabildiği için kendine de lanet ediyordu.
O gitmişti belli ki artık..yeni bir geceye daha başlarken , başlangıç cümlesi de bu olmuştu ; " O gitti"..bu cümlenin ne kadar umut verici ve neşeli olduğundan , Ondan ne kadar nefret ettiğini de anlamışsınızdır esasen.
öyle nefret etmişti ki Ondan , Onsuz geçen gecelere isyan etmişti defalarca.
değildi gözleri , belki elleri , belki sözleriydi onu kendisinden alan bilememişti ama O gitmişti.
gitme demişti bir çocuk suretinde , bükmüştü dudaklarını en usul biçimde ama O gitmişti.
"yoook" demişti "gitmeee" ; "ben sensiz uyuyamam ki , ışığım alınır elimden ve oyuncak ayım , çok korkarım , uyuyamam"
gitmişti..
yoktu artık nefesi odasında , varlığı terkidiyar eylemişti ve O gitmişti.
ve işte biz kalmıştık yine.
öyle ya , yalnızlık her insana biçilmiş ortak kader , böyle bir elem yok , yok böyle keder !!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder