Yokluğun …
Manasızlığın diğer adıymış hayatımda .
Her kırmızı ışıkta mecburen durmakmış , hem de hayatın bütün caddelerinde ..
Erimiş dondurmaymış , asidi kaçmış bir gazoz ve fırtınalı bir günde şemsiyesiz bir başına kalakalmakmış .
Yokluğun tek gidiş biletmiş , tekerlek üstü hem de , hem de koridor !!
Yokluğun telefon her çaldığında aşkım diye atlamakmış odanın diğer ucundan , sen olmadığını anladığımda üzülmek , aramanı heyecanla beklemekmiş ..
Yokluğun yalan yere gülüşlerimmiş , saatleri bir çırpıda parçalamak istemem , zamanı ölesiye ileri almak çabasıymış olmayacağını bile bile ..
Yokluğun ..
Uyanılan güne seninle başlarken , hem yakın hem uzak , bir o kadar da yoğun yaşamakmış seni sensizliğinde .
Dışarıda hava buz keserken , içimin alev alev yanmasıymış .
Yastığımı sana benzetmekmiş aslında , yorganımı sen diye örtmekmiş üzerime .
Camın buğusuna adını yazdığımda seni dilemekmiş .
Yapılan her yardımda seni düşünmek , varsa bir ödül , sen olmalısın diye düşünmekmiş .
Yokluğun ..
İnce bir sızı derinden gelen .
Binlerce , milyonlarca kere anlatsam da yeniden anlatmayı deneyeceğim şeymiş .
Hasrete ve aşka dair bir kitabın bütünüyle altını çizebilmekmiş meğersem .
Yokluğun ; korkmakmış her şeyden , varlığının değerini bileceğimi görmekmiş ..
Yokluğun , bira yanında söylenen çerez tabağında sadece nohut kalmasıymış !!
Hevesle yenilecek dönerden saç çıkmasıymış ..
Yokluğun ; hayata dair her planı varlığına saklamakmış .
İnanmakmış yokluğun …..
Şimdi bitiriyorum yokluğunu ..
Sana geliyor , bu yaşadıklarını dindirmek için yola çıkıyorum ama yine de ..
Hayata yaklaşırken giderek , yokluğunu her daim , sensizliği bilmek için içimde taşıyorum !!!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder