"alaildiğine un katarak pembeleşinceye kadar pişiriyoruz" değildir aşk.
tarifi olmaz, kalıba sığmaz ve sen ne yaparsan yap aklın almaz.
dün aşık olmadığına bugün deliler gibi aşıksındır, uğruna can verdiğin canın bile değildir artık, sen beğenirsin o istemez, o beğenir sen kaçarsın..
aşk bu, ne yapsan durduramazsın.
tek yapman gereken kabul etmektir aslında koşulsuz ve karşı koymadan.
dün aşık olmadığına düşerse gönlün gurur yapmadan gel buraya demelisin, yakasından tutup çekmelisin kendine.
artık istemiyorsan, geçmiş günlerin hatrına ne onu ne de kendini üzmelisin..
istediğin seni beğenmezse rastgele demeli, seni beğeneni istemiyorsan resti çekmelisin..
gel buraya demediğin her an zaman kaybıdır çünkü..
onu oyaladığın her an, ömründen geçen andır, rastgele demelisin rast gelmesi için ve resti çekmelisin ki yeni mevsimler gelsin ömrüne, zamanı biten geçsin, gitsin..
kabullenmektir aşk başına gelenleri ve gelecek olanları, peşinen..
korkmadan, çekinmeden, göğsünü gere gere savaşabilmektir.
yapabilecek olduklarını farketmektir aslında..
tarifsiz, düzensiz, bedelsiz istemektir, istediğini vermek; görmeden inanmak, bir nevi tapınmak..
aşk, her gelen gecenin sabaha ereceğini bilmektir..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder