5 Şubat 2012 Pazar

adi sevgilim..!

akıl almaz bir kavuşma sevinci kapsamında sürekli yolunu gözlemekten bozmuştum gözlerimi..
nedensiz, çaresiz bir bekleyişti belki ama hani ya gelirse umudu yok mu insanı kör eden, işte ta kendisi.
vazgeçmeden önce ölümüne beklemeye karar vermiş halde buldum kendimi ve anladım ki, ben yılmadan, yıkılmadan hep seni bekleyerek yaşlandıracaktım bu üzgün yüzü.
bir asansörün aynasında farkediverdim hüznün izlerini yüzümde.
senden doğan, sana gelen izlerden yalnızca biriydi aslında; binlercesi vardı da devamında ve ben ne zaman baksam aynalara görüyordum aslında amma ve lakin erkekliğe de bok sürdürmüyor, farketmemezliğe veriyordum çaktırmadan.
ruhum daralıyordu aslında içten içe, bedenden kaçıp kaçıp gidiyor, geri dönmek istemese de yarım kalan görevi tamamlamaya geliyordu ve ben yeniden farkediyordum yokluğunu.
yoktun işte bal gibi.
tüm gerçekliğiyle vuruyordun yüzüme olmadığın halde yokluğunu ve adeta dalga geçer gibi rüyalarıma giriyordun geceler boyu üst üste.
ve ben birbirini kovalayan günler ardında ardından hala bakıyordum bozuk gözler ve çürümüş umutlarla ve sen hala bana geri dönmeyecek kadar adi ve gururluydun sevgili..

Hiç yorum yok: