5 Şubat 2012 Pazar

sabah koşusu..!

yeteri kadar uzun olmayan ama yeteri kadar kısa da olmayan şortumla beraber koşu ayakkabılarımı giydim ve çok uzun zamandır planladığım koşum için yola çıktım..
şimdi okuyanlar diyecek ki bu çocuk heralde himalayalara kadar koştu..
benim ev - üst geçit - ordan tekrar geri dönüp çınar market - ordan tekrar benim ev güzergahı üzerinden basit bir koşuydu işte ama babaerenler olayın haleti ruhiyesi benim için önemliydi mesafesi değil.
yakın bir dosttan gelen " ya akışına bırak be oğlum , olmadı kalbine gömeceksin yapacak bişe yok " temalı mesaj , rüyamdan onun yüzü ile uyanmam beni bambaşka birisi yapmıştı sabahın köründe ve son günlerdeki gereksiz ruh halimi sıfırlamak , belki de yepyeni bir başlangıç yapmak için çıkmıştım işte yola.

gide gide 5 dakika sonra yoruldum be.
hamlamak diye tabir edilen olay benim de başıma gelmişti işte ve ben belki de sana kavuşacakken kafamda, hamlayıp kalmıştım tel örgülerin önünde.
sana koşuyordum be sevgilim.. henüz hiç tutamadığım ellerini tutmak, adını kulağına fısıldamak için civelek civelek koşuyordum sana ama yılların yorgunluğu işte, varamadan kapına, elini tutup yüzüne bakamadan hamlayıp kaldım.
yaklaşık 10 dakika sonra yine kendimi toparlayıp 10 kaplan gücünde vurdum kendimi yollara.. öyle geliyordu ki senin aşkın oldukça içimde dağları, tepeleri, üst geçitleri aşacak, viyadüklere çılgın dalgalar gibi vuracaktım.
oyuna sonradan giren genç ama yetenekli futbolcu gibi nereden nereye koşsam diye bakınıp durdum etrafıma. işte hep senin aşkından bunlar sevgilim..
3 tanesi yavru olmak üzere 6 tane inanılmaz sevimli köpek, 2 tane çok acaip taş gibi hatun, 2 tane çok güzel hatun, 3 tane daha az güzel hatun ve birbirinden çirkin bir sürü hatunlar gördüm yaptığım koşu boyunca..
şort götümde durmadığından köpeklerin ikisi peşime takıldı ve bu görüntüden kaynaklı olarak 2 tane çok acaip taş gibi hatun beni farketmedi bile sevgilim. gerçi farketseler de ne farkedecek, ben sana vurulmuşum.
diğer 2 tane çok güzel hatun beni çok sevimli bulmuş olacaklar ki, aaayyy şapşal ne sevimli şeysin sen dediler yanımdan geçerken..
diğer hatunlara bakmadım be sevgilim , o kadar da değil artık..
kulağımda kulaklık koşarken az kalsın son model bir mercedesin altında kalacaktım be sevgilim. işte hep sensin bunlara sebep.
daha tanışamadan seninle beni reddetmiş olman ve benim bu gidişle ne yaparsam yapayım seni kazanamayacak olmam, belki 3 belki 5 ay sonra yanında çok yakışıklı bir dallamayla yanımdan geçebilecek olman düşüncesi ile kaç kilometre koştum hatırlamıyorum ama kendime geldiğimde peşimde 2 köpek, 4 tane karışık güzellikte hatun, 1 adet alman, 1 adet yaşlı çift, ben ve şortum; beyaz mercedesin önünde duruyordum..
deliler gibi koşuyordum sevgilim; gör beni diye, sev beni diye..

Hiç yorum yok: