5 Şubat 2012 Pazar

ayrılığın anatomisi..!

"çok seviyorsun beni, bunalıyorum" demişti son konuşmamızda.
işte o an geldi ki kadın milletinin kafasının garip çalıştığını anladım. hatta anlamakdan da öte, birebir şahidiydim bu anın.
bu anı ölümsüzleştirmek için ağzının ortasına çarpmamak için de ölesiye tutmuştum kendimi üstelik.
çok efendi, oldukça saygılı, yeri geldiğinde de ortamların kralı olabilecek kadar karizmatik ve her daim de komik bir adamdım.
evet bir kıvanç tatlıtuğ kadar tatlı bir tuğluğum yoktu belki ama doğal bir yalınlığım, az biraz beyazlığım, bir o kadar da mazhar bir yapıdaydım kendi çapımda ama ne yapsam ne etsem kadın milletine yetmiyordu.
çok yalınsın ya da bu kadar beyazlık fazla gibi bahanelerle üstelik beni de üzmemeye çalışarak hayatımdan yağ gibi kalıyorlardı ama hani yağlı tavayı yıkarsın da eline bulaşır, tavadan da ne yaparsan yap asla çıkaramayacakmışsın gibi bir his uyandırır ya o yağ, aynı hissiyatı bende uyandırıyorlardı tek tek.
bir süre görüşmeyelim ile başlayan görüşmemiz, işte bir sebebi yok, ayrılmak istiyorum sadece ile biterken sağ gözüm seyiriyordu çaresizlikten, ne desem de döndürsem yolundan diye yapmadığım şaklabanlık kalmıyordu ama onu çok severken bile bunalıyorken yaptığım şaklabanlıkların zerre etkisi olmuyordu, biliyordum.
biliyordum da sevgili okurlarım, kendime de engel olamıyordum.
halbuki daha bu sabah bendim bu kızdan ayrılmayı düşünen ama ilk atak ondan geldiği için denyolukta sınır tanımıyor, coştukça coşuyordum..
"tamam o halde kendine çok iyi bak, teşekkür ederim her şey için" dedim, tıpkı çok tatlı bir tuğmuşum gibi
"tamam canım, görüşürüz" dedi sanki sabaha görüşecekmişiz gibi, şirretçe, çirkefçe ve her şeyden önemlisi beni hiçbir yerine takmadan..
çok canım yanmıştı bu son sözlerine.
canım ve görüşürüz kelimeleri normal şartlarda bile cıvıkken, bu durumda durumu oldukça benny hillvari yapıyor, beni kah gülmekten komaya sokuyor, kah dumur ediyordu ama engel olamıyordum, tel tel dökülüyordu ağzından kelimeler..
eve geldim usulca, bilgisayarımı açtım, facebookta zirzop arkadaşlarımın paylaştığı bir kaç fotoğrafa bakıp youtubeden şarkılar dinledim ama ne yapsam da gitmiyordu aklımdan.
ben ne yaparsam yapayım, onun beni çıkardığı gibi onu çıkartamıyordum, kusamıyordum onu.
ve ben ne yaparsam yapayım onu daha az sevemiyordum..

Hiç yorum yok: